Otizm

Otizm Nedir?

Otizm, yaşamın erken dönemlerinde başlayan ve yaşam boyu süren sosyal ilişkiler, iletişim, davranış ve bilişsel gelişmede gecikme ve sapmayla belirli, nöropsikiyatrik bir bozukluk olarak kabul edilmektedir.

Nadir görülmesine karşın bireyin ve ailenin bütün yaşamını etkilemektedir. İnsanların gördüklerini tam olarak anlamaktan, duyduklarını ve diğer tüm hislerini kullanmaktan alıkoyan bir engeldir. Beynin normal gelişimi sırasında mantığı, sosyal ilişkiyi ve iletişim yeteneğini etkiler.

Otistik sendrom değişik edinsel ve gelişimsel nedenlere bağlı olarak, 3 yaş öncesinde çocuklarda ortaya çıkan, sözel ve sözel olmayan iletişim, sembolik etkinlikler, oyun ve sosyal ilişki alanlarında bozukluk ve stereotipiler ile karakterize olan bir bozukluktur.

Otizm, özellikle erken çocuklukta gözlemlenen bozuk davranışlar, kaba dil kullanımı ve kendine zarar verebilecek davranışları sergileyen çocukların sahip oldukları bir yetersizliktir.

Bütün çocukların davranışlarının bir sebebi vardır. Otizmli çocukların dünyası sadece karmaşık ve şaşırtıcı davranışlardan oluşan bir dünya olarak değerlendirilmemelidir, aynı zamanda onların bu davranışlarının kendi dünyalarını kurmada bir yol olduğu da unutulmamalıdır.

İç dünyasını yansıtamayan ayna benzetmesi de, bizim otizmli çocukların neler yaşadığını anlamamıza yardımcı olabilir.

Otizmin belirtileri

    • Göz teması kurmazlar. Pek çok kişinin göz kontağı kurduğu durumlarda göz kontağı kurmamak ya da çok kısa sürelerle göz kontağı kurmak.
    • Ortak ilgide sınırlılık. Başkasının işaret ettiği yere bakmamak.
    • Başkalarının yaptıklarına karşı ilgisizlik. Aynı ortamı paylaşan çocukların ya da yetişkinlerin ilgi gösterdikleri davranışlara karşı ilgisizlik. Örneğin annenin odaya girip çıkması, kardeşin ağlaması, eve konuk gelmesi. Ayrıca kendisine yöneltilen iletişim girişimlerini karşılıksız bırakma.
    • Diğer çocuklarla etkileşimde isteksizlik.
    • Yalnızlığı yeğlemek. Yemek yemek ya da TV izlemek gibi çoğu bireyin
      başkalarıyla yapmaktan hoşlandığı şeyleri yalnız yapmayı yeğlemek.

Başkalarının duygularını anlamakta yetersizdirler. Sevinç, üzüntü, kızgınlık vb. duygu gösterimlerine uygun tepkilerle cevap veremezler.

  • Huzursuz görünürler.
  • Sözel veya sözel olmayan birtakım ifadelere tepki vermeyebilirler
  • Etraftaki birtakım değişikliklere stresli bir tepki gösterirler.
  • Bazıları bir takım ses, koku veya dokunuşa aşırı hassastır.
  • Bazıları ise sıcak, soğuk veya acıya karşı oldukça duyarsızdır.
  • Bazı çocuklar ev veya oda düzenlerinin bozulmasına karşı aşırı tepki
    gösterebilirler.
  • Rutin olarak görmeye veya yapmaya alıştıkları şeyleri severler. Zihinlerindeki
    yaşadıkları ortamın bir haritasını gezdirirler ve yapılan her küçük değişiklik çocuğun
    daha fazla stres yaşamasına neden olur.
  • Bazı çocuklar çok saldırgan olurlar. Kendilerine, başkalarına ya da eşyalara
    zarar verebilirler.
  • Hareket takıntıları vardır. El çırpmak, sallanma, koşma, zıplama, dönme gibi
    yinelemeli davranışları uzun süreli yapmak.
  • İlgi takıntıları. Bir ya da birkaç sıra dışı konu ile aşırı derecede ilgilenmek ve
    sürekli bu konularda uğraşlarda bulunmak
  • Düzen takıntıları. Günlük yaşamda belli işleri belli şekilde yapma konusunda
    aşırı ısrar etmek ve düzen değişikliklerine karşı aşırı tepki göstermek. Örneğin; okula
    her gün aynı yoldan gidip gelmek.
  • Tehlike veya korku duygusu hissetmezler.
  • Yemek yeme bozuklukları vardır.
  • Bazıları yenmez şeyleri yemekten hoşlanırlar (Katran, cam vb)
  • İletişim için konuşmayı kullanmazlar.
  • Kullandıkları kelimeler çok sınırlıdır ve genellikle etraflarında sık duydukları
    sözleri kullanırlar
  • Bazen konuşulanları papağan gibi tekrarlayabilirler.
  • Sosyal ve duygusal açıdan kendilerini izole ederler (örneğin, birilerini
    önemsemezler, ya da birileri yerlerini işgal ettiğinde veya zorunlu bir aktivite yapmak
    durumunda kalınca istenmeyen bir obje gibi orayı terk ederler).
  • Çoğunlukla insanları değil de objeleri ve cansız varlıkları tercih etmektedirler.
  • Diğer çocuklar üzerinde etkili olan birtakım motive ediciler, bu çocuklar
    üzerinde aynı etkiyi yapmaz
  • Yaşadıkları duygular anında ve kesindir.
  • İhtiyaçları önceliklidir